Home »
Archive by category 'Kişisel Şeyler'
Burada dünya kadar hakaret ve sizin sinir olduğunuz şeylerin yazılı olduğunu varsayın. Okuduklarınız sinirinizi bozsun, akşam başınızı yastığınıza koyduğunuzda buradaki hayal ettiğiniz yazıları düşünün ve uyumayın. Herkesin eğlendiği bir durumda bu yazılar aklınıza gelsin ve siz eğlenemeyin.
İşte uzun zamandır içinde bulunduğum durum bundan ibaret, sadece düşünüyorum ve sinirlerim bozuluyor.
Türkiye’ de yapılacak olan ilk olimpik oyunlar, Trabzon 2011 Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları olacak. Bu durum beni hem Türkiye’ m hemde Trabzon’ um adına çok mutlu ediyor vede heyecanlandırıyor.
Biz Sözenler Bilgisayar olarak yanlışta hatırlıyor olabilirim, portalı yapmaya başladığımızda sayacımızda 500 küsür gün yazıyordu, bugün ise sadece 6 gün yazıyor. Sürecin hemen hemen başından beri bu organizasyonda bir rol almak bizi gerçekten gururlandırıyor. Bu durumun bilincinde olarak elimizden gelen tüm gayreti göstermeye çalışıyoruz.
Son 6-7 gündür organizasyonun yönetim merkezinde bulunan basın binasının 3. katında, Olimpiyatların tüm bilişim teknoloji alt yapısının ihalesini alan, Türkiye’ nin en önemli bilişim şirketlerinden biri olan Innova ile birlikte çalışıyorum. Ahmet arkadaşımla birlikte portaldan sorumluyuz.
Bu ekipte görev almaktan son derece mutluyum, çok sıcak bir çalışma ortamımız var. Yöneticisinden çalışanına kadar herkesle çok kısa bir zamanda kaynaştık, hepsi süper insanlar. Günlerin çok yoğun geçmesine rağmen ufflayan kimseye rastlamadım, herkes sorumluluğunun bilincinde elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor.
Her gün yeni bir şey öğrendiğim bu ortamda, çok büyük bir tecrübe kazandığımı, kazanacağımı düşünüyorum. Bana yazılım geliştirme anlamında fazla bir katkısı olmasa da, yeni insanlar tanıma, çalışma ortamı, iş bölümü, işlerin işleyişi, çalışanın motivasyonu, projenin her açıdan analiz edilmesi, farklı kavramlar ve aynı iş dilini farklı dillerde konuşan onlarca insanın bir arada olmasının getirdikleri gibi.. bir sürü tecrübeye sahip oluyorum. Olimpiyat sırasında ise bizi nelerin beklediğini tahmin bile edemiyorum, inşallah Allah yüzümüzü kara çıkartmaz da Türkiye‘ mize Trabzon‘ umuza yakışır bir iş çıkartırız.
Olimpiyat ile ilgili tecrübelerimi fırsat buldukça paylaşmaya çalışacağım. Durmak yok çalışmaya devam :)
Bu sinirle bu yazıyı nasıl yazacağım bilmiyorum, yanlış anlaşılmasın sinirim Fenerbahçe’ nin şampiyonluğuna yada bizim kaçırdığımız şampiyonluğa değil, sinirim şartların eşit olmamasına, sinirim yerel ve ulusal medyaya, sinirim terinin son damlasına kadar şampiyonluğu hak edip emekleri karşılıksız kalanlara..
Güzel ülkemde inanmak istediğim ama inanamadığım şeylerin başında, basın özgürlüğü ve basının tarafsızlığı geliyor. Bu yereli içinde ulusalı içinde maalesef böyle. Uzun zaman önce Yer(siz)el Basın başıklı bir yazı yazmıştım, çoOokkk daha öncede Ayıptır, yazıktır, günahtır Milliyet.com.tr !!! adında bir yazı yazmıştım, bugünde bu yazıyı yazıyorum, yazmak istiyorum.
Dün akşam bir Fenerin bir bizim maçı izliyoruz, Fener gol yiyince spikerlerin sesi değişiyor, Fener gol atınca yırtılıyorlar. Fenerle hop oturuyor hop kalkıyorlar, hele ki maçın sonlarına doğru yakılan meşaleleri güzel görüntüler diye yorumlamadılar mı işte burası sözün bittiği yerdi ! Neden biliyor musunuz ? Trabzonspor seyircisinin yaktığı tek 1 meşaleyi, bunları buraya nasıl sokuyorlar, bunlar cezasız kalmalı diye yorumladıkları için ! Trabzon’ a edilen küfürlerin sesini kısmayıp, bizim ettiklerimizi kıstıkları gibi.. Bu örneklerin biri bin para, açın izleyin görün.
Trabzonspor’ un liderliğe oturduğu dönemlerde dahi haberi yapılmazken, diğer takımların manşetlerde olduğu bir medyadan bahsediyorum. Bugün Trabzonspor şampiyon olsaydı, küçük bir başlıkla kıyıda köşede şampiyonluğundan bahsedilecek bir medyadan bahsediyorum !
Yersiz medya sizi unuttuğumu sanmayın, sizde az şerefsiz değilsiniz. Yaptığınız haberler ve o haberlere yapılan yorumları sadece koyunlar değil akıllı insanlarda okuyor ve yorumlayabiliyor. Ulan yaz yaz bitmez ki ! Bu takım kaç kulvarda kaç grupla mücadele etti anlatılmaz ki !
Medya insanları x bir takımı tutabilirsiniz yada işiniz gereği x bir takıma destek vermeniz gerekebilir. Buna kimse bir şey demez, diyemez ama tarafsızlıktan bahsedemezsiniz ! Hakemleri eleştiremezsiniz ! Hakemin maçı satması ahlaksızlıksa, iş etiğine aykırılıksa, sizin yaptığınız şerefsizliktir, orospu çocukluğudur !
Fenerbahçe’ yi tebrik ediyorum. Onurlu mücadelemizden dolayı Trabzonspor’ umuzu ve gerçek Trabzonspor camiyasını tebrik ediyorum.
Trabzonspor taraftarı olmak, fikstür her çekildiğinde şampiyon olunca neler yapacağımızı konuşmaktır.

Ben ve benim gibi binlerce insan akşama kadar masa başından kalkmadan saatlerce oturuyor. Son 2~3 yıldır yerimden hiç kalkmadığımı söyleyebilirim, bu da fiziksel anlamda ve bağlantılı olarak ruhsal olarak istenmeyen sonuçların doğmasına sebep oluyor. 1,70 boyunda ve 86kg ağırlığındayım, yani balık adamım :D Hareketsizlikten dolayı özellikle karın ve sırt kaslarının güçsüzlüğünden dolayı oramız buramız ağrıyor, gece uyuyamıyoruz bile ! En azından ben ve çevredeki insanlar böyle. 12 gün önce dedim ki bu böyle olmaz az spor yapayım. Baktım spor salonuna gidecek ne zamanım var nede piskolojim öyle bir ortamda çalışmaya müsait, en iyisi evde kendimce mekik, şınav ve dambıllarla çalışayım dedim. Fazla değil 15~20 dakika kendi belirlediğim setler dahilinde.. Belkide piskolojiktir bilmiyorum, artık rahat uyuyorum, hiç bir yerim ağırmıyor ve kendimi inanılmaz zinde hissediyorum.
Bugün hareketleri arttırmak adına araştırma yaparken burayı buldum. Resmen doktor ayağıma gelmiş gibi hissettim. Her şey videolarla o kadar güzel anlatılmış ki, insan videoyu izlerken bilgisayar başından kalkıp uygulamak istiyor. Videoları hazırlayan Passion4Profession firmasına sonsuz teşekkür ediyorum, gerçekten mükemmel bir çalışma.
Neyse baktım ki evde internet yok, kendimce bir grup hareketi fotoğraflarla bir araya getirdim. Belki birilerinin işine yarar diyede bu yazıyı paylaşmak istedim. Bu arada hangi hareketi kaç kere, kaç set yapmak lazım bunları kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Esasında profesyonel birinden bu noktada destek almak en sağlıklısı olacaktır. Birde herkes kendinden sorumludur, ben sadece bilgilendirme amaçlı paylaşmak istedim, yok oram sakatlandı, yok lifim koptu ben anlamam :)
Aşağıdaki görselin .psd formatındaki halini buradan indirebilirsiniz.

Merhaba ben 5 yıldır telefoncuyum, sıfır ve ikinci el telefon ve aksesuarlarını satıyorum, yani benim işim telefon.
- Abi senin dükkanın yeri süper burada neden sadece bu işi yapıyorsun gel sana acentelik verelim uçak biletide sat, 1 tanede satsan kârdır.
- Abi senin dükkanın yanında okul var ve sen bilgisayar parçası satmıyorsun. En azından flash disk, web kamerası, ses sistemi felan koy, 1 tanede satsan kârdır.
- Abi senin dükkanın cephesi 2 tarafada bakıyor, mahalledeki kiralık ve satılık daireilerin ilanlarını assana, ayda 1 tane ev kiralasan bile kârdır.
- Örnekleri çoğaltmak mümkün, burada bırakıyorum…
Selamın aleyküm, bir cep telefonu almak istiyorum. Şu şu şu özellikleri olan var mı elinizde ? Hımm kem kümmmm..
Merhaba biz ilanda ki kiralık daireye bakmak istiyoruz da, gidip baka bilirmiyiz ? Kemm kümm, dükanda kimse yok, kemmm küm..
Ve telefon çalmaya başlar.. Ali abi aradan geçti 1 ay aldığın malzemelerin parasını halen daha vermedin, 3 gün içinde vermezsen seni icraya vereceğim vb..
- Abi ya senin ne işin var telefonla bilgisayarla gel sen burada tavuk döner sat, yada çiğ köfte. Bu kadar insan geçiyor, bunlar elbet bir şeyler yiyecekler..
Artık 5 yıllık kurulu düzen bozulmuş ve işler kontrolden çıkmıştır, iflas maalesef kapıdadır. (daha fazla…)
Son zamanlarda sosyal ağlara daha fazla zaman ayırmaya başladım, bunun en büyük sebebi ortak ilgi alanlarına sahip olduğum insanlarla tanışmak ve fikir alış-verişi yapmak. Nitekim bu sayede güzel diyaloglar kurduğum bir çok arkadaşım bulunuyor fakat her şeyin fazlası zarar olduğu gibi sosyal ağlarda da gereğinden fazla bulunmak ciddi problemleri peşinden getiriyor. Aşağıda sıralayacağım maddeler tamamen kendi yaşadığım tecrübelerden ibarettir..
- Eğer sosyal ağlarda Twitter, FriendFeed, Facebook vb.. kendinize bir yer edinmişseniz yani insanlar yazdıklarınıza sıklıkla tepki veriyorsa, egonuz sizi bu ağlarsız yaşayamam moduna sokuyor. Geçmiş olsun ! artık ne telefonu elinizden düşürebilirsiniz, nede bilgisayar başındayken bu sayfalardan kopabilirsiniz.
- Birinci maddeyle ilişkili olarak, eğer işinizi bilgisayarınızla icra ediyorsanız yine geçmiş olsun ! Artık aklınız hep sosyal ağlarda ! “Girdime acaba kim tepki verdi bir bakayım. Madem girdim şuna da bir şey yazayım, aAAaa bu arkadaşın yazdıkları ne kadar ilgi çekici onuda takip edeyim..” derken birde bakmışsınız mesai bitmiş..
- Yine yukarıdaki maddelere bağlı olarak, bilgisayar başında yazılım geliştirmek yada şöyle yazayım ciddi konsantrasyon isteyen işler yapıyorsanız “o eski halimden eser yok şimdi” adlı şarkıyı dinleye bilirsiniz :) Kim ne derse desin konsantreyi olumsuz yönde etkiliyor haa istisnai durumlarda olumlu etkileri de yok değil. 20 satır kod 5 dakika sosyal ağ, 20 dakika tasarım 10 dakika sosyal ağ. Arkadaş insan kendi alı koyamıyor..
Sosyal ağlar giderek büyüyor, aynı zamanda kullanım alanları da genişliyor. Hal böyle olunca insan bu ortamlardan uzak kalamıyor. Bu ağların bize kattıkları aldıklarından çok daha fazla, uzakta kalmamak lazım, e o zaman gelecekte nasıl çalışacağız ? Benim kişisel görüşüm internetsiz bilgisayarlarda geliştirme yapılacağı yönünde. Öğle arası gibi gelecekte internet arası diye bir durumla karşılaşırsak şaşırmamak lazım :) Tekrar yazmakta fayda var, bunlar benim görüş ve tecrübelerim. Sosyal ağları kötülemek yada benzeri bir düşüncem yok, olamazda. Siz diğer sayfalara da göz atın ben sosyal bağlara gittim geliyorum :)
Older Posts »