Home » Archive by category 'Kişisel Şeyler' (Sayfa 9)
Benmi sınavları atlattım yoksa onlarmı beni ?

Son haftalarda zamanımın en büyük kısmını aof sınavlarına ayırmıştım. Elimden geldiğince çalışıp kayıpsız atlatmak istiyordum fakat ne varki bazı derslerde işler umduğum gibi gitmedi. Moralimi bozmuyorum finallere daha sıkı çalışıp istediğim sonuca ulaşcağıma inanıyorum. Sınav soruları eöğrenme portalından açıklandı fakat ne varki şuanda sitede tam tamına 41025 kişi aktif görünüyor. Eğer sayaç doğruysaki büyük olasılıkla doğru anlık bu kadar ziyaretçi olmasına rağmen site geçte olsa açılıyor ve isteklere cevap verebiliyor. AOF yetkililerini buradan tebrik etmek istiyorum, demekki önem gösteriyorlar. Konu nereden nereye geldi yahu :D Neyse sınavlara gire çıka gire çıka bir takım gözlemlerde bulundum ve bunları sizlerlede paylaşmak istedim.

  • Biz milletçe süsümüze düşkünüz, özellikle bizim buralar için (Trabzon) son zamanlarda süslenmek abartılı bir hal aldı veya bana öyle geliyor. Özellikle bayanların sınavlara geldikleri kıyafetler dikkatimi çok çekti. Normalde amaç eğer sınava girip soru çözmekse rahat şeyler giyilirki sıralarda oturduğumuz 2-3 saat zaman zarfı içerisinde perişan olmayalım. Arkadaş öyle acayip giysiler öyle acayip çizmelermi demeliyim yoksa ayakkabıya benzer ayağı örten şeylermi demeliyim böyle garip bişiyler. Onları gördükçe ben bunaldım, acayip acayip hâl hareketlerini görünce ben darlandım ama onlar hâllerinden gayet memnundular, zaten amaçları ilk 30 dakikadan sonra anlaşılıyordu da !
  • Sınavlara Karadeniz Teknik Üniversitesi’ nin çeşitli bölümlerinde girdim, gördümki sınıfların durumu birazcık kötü, tavandan aşşağıya sarkan projeksiyon cihazlarıyla teknolojik bir hava katılmaya çalışılmış sınıflar ise beni farklı etkiledi, nedenide oturulan sıralar dökülürken tavanda projeksiyonun işinin ne olduğu !:D Sıralarda fazla değil 10 dakika oturunca bel fıtığı geçirmemeniz içten bile değil. Öte yandan sıraların üzerlerine sağa sola baktığımda gördüğüm öğrenci pislikleri, demekki var bu sıralarda bir hikmet deyip çözümün projeksiyonda olduğunu anladım :D
  • Rahatımıza acayip düşkün bir milletiz, hemen hemen herkes sınav gününde kampüs içinde trafiğin felç olacağını biliyor fakat kimse arabasını bırakıp sınava gelmiyor. İmkan olsa soruları arabalarının içinde çözecek insanımız var :D Araba ile gelen genç kesimin büyük bir kısmının amacı 1. maddedeki arkadaşları tavlamak ve/veya hava atmak, geri kalan iyi niyetli kısım ise güya zamandan kâr yapmak için arabasıyla geliyor, ama her seferinde zarar yapmarına rağmen bunu bir türlü öğrenemiyorlar, bidahaki sınava yine aynını yaşayacaklar :D
  • Sınavda konsantrasyon çok önemli, insanın dikkati dağılınca bildiğinide yapamıyor. Bi acayip türden olan insanlar var, sınavda piknik yapıyorlar. Carrrttttt açıyor paketi, pıssssst açıyorda kolasını birde yayılıyorki Allah muhafaza lukur lukur içiyor, ula insan derki bir sürü vatandaş var burda az dikkatli olayım. Ama yokkk 4. sınıfın final sınavlarının en sonuncusunda mangalı getirip malı serecem, pöfür pöfür tüttürecem dumanı anca ozaman rahata ererim :D

Aklıma gelen olaylar bunlardı, belki benim hayat görüşümden dolayı bana ters belki çok kıryoum belkide cahilim bilemiyorum, bildiğim tek şey işlerin yolunda gitmediği. Nereye kafamı çevirsem bir sıkıntı bir tezat durum söz konusu. Amannn yaa neyse ne, bakın keyfinize arkadaşlar kalın sağlıcakla ;)

Açık öğretim ilk vizelerine ramak kaldı !

Bu hafta sonu yani, Nisan 4-5 açık öğretim sınavlarının ilk vizesi yapılacak. Malum bende inceden bu sınavlara gireceğim, bu senede geçen seneden farksız, sınav haftasına girdiğimizden beri aksilikler sıkıntılar peşimi bırakmıyor. Ders çalışma programım hep aksadı, elimden geldiğince konsantrasyonumu bozmak istemiyorum ama zaman zaman hakimiyeti kaybediyorum. Her ne olursa olsun, Allah’ ın da izniyle sınav işini iyi bir şekilde atlatacağıma inanıyorum. Kendime ve benim gibi sınava girecek tüm arkadaşlarıma başarılar diliyorum.

Şimdi KDV Yüzde Nekiz ! ?

Kaç gündür gündemde olan %8 kdv hikayesi, ne hikmetse bugün itibariyle resmi olarak sözde uygulanmaya başlandı. Başından beri bunun hikayeden başka birşey olmadığını hissediyordum. Olan yine bize olacaktı ve nitekim öyle oldu. Yazıklar olsun diyorum, utanıyorum diyorum başkada birşey demiyorum.

  • DVI çıkışı olmayan monitörler %8, olanlar %18 !
  • Ekrankartları, klavye, optik okuyucular, yazıcılar  %8, anakart, işlemci,ram,modem felan filan %18
  • Kişisel bilgisayarlar, serverlar felan filan %8

Resmi gazetede açıklanan, daha doğrusu açıklanamayan ilgili kısım;

8443.31     Baskı, kopyalama veya faks geçiş fonksiyonlarının iki veya daha fazlasını yapan, otomatik bilgi işlem makinalarına veya networke bağlanabilen makinalar
8443.32     Diğerleri, otomatik bilgi işlem makinalarına veya networke bağlanabilen makinalar (sivil hava taşıtlarında kullanılmaya mahsus olanlar hariç)
8443.39     Diğerleri (diğer baskı, kopyalama ve fax makinaları)

İnternet aleminde farklı olmak yada olmamak !

Google Reader ile elimden geldiğince yenilikleri takip etmeye çalışıyorum. Fakat son zamanlarda görüyorum ki içerikler hep birbirinin kopyası ! Teknoloji üzerine 10 siteyi takip ediyorsam 8′ i hemen hemen sürekli aynı şeyleri kullanıcılarına sunuyor, kimse kendi yorumunu katıp olaylara başka açılardan bakmıyor veya gerek duymuyor. Bu durum şuanda bloglarda da geçerli, X film fragmanı çıktı, Y tarayıcısı çıktı indirin vb.. bir sürü aynı başlık. Özgün içerik anlayışı giderek malesef kayboluyor. Blog kelimesinin karşılığı Web Günlüğü yani sadece bizim söz sahibi olmamız gereken bir yer. Eskiden insanlar günlük tutarken farklı insanların yaşadıklarınımı yazıyorlardı ! tabiki hayır, şuanki durumun tek sebebi para kazanmak. Artık hemen hemen herkes internetten para kazanmanın yollarını öğrendi, yada öğrendiğini sandı. En popüler konu üzerine kopyala yapıştır şeklinde içerik ekleyip ziyaretçi kazanma taktikleri aldı başını gidiyor. Kendi adıma bu tarz hareketlerin günü birlik olduğuna inanıyorum.

Zaman zaman, sitende hiç hareket yok yada sitende çok az içerik var diyen insanlar oluyor. Bende diyorum ki buraya 1 günde çok rahat 20 yazı girerim, heleki Google Translate varki kralını girerim ama benim olmayan bir şeyi buraya girip, kendi mekanımı ! çöpe çevirmemin hiç bir esprisi yok. Kendimce iyi veya kötü bir tarzım, takip edende epeyce insan var, hepsine sonsuz teşekkür ediyorum. Bu yazıyı niye yazdığıma gelince, arkadaş tüm heryerde aynı şeyler var ! O ondan almış, o öbüründen almış oy Allah’ ım bunaldım ya, sonra bu blog sahibi vatandaşlar kendilerince bir yazıyor, Google sonuçları eskisi gibi değil ! Vayyy anasını yaa, Google insan beyniyle arama yapsa bu işin altından kalkamaz. Önce çuvaldızı kendimize batırmamız lazım. Tuvaletlerde de yazdığı gibi, “Nasıl bulmak istiyorsak öyle bırakalım !”

Bizim uşaklar Disko Kralında !!!

Szn hopteğin başarılı oyuncuları, cumartesi günü yayınlanan Okan Bayülgen’ nin Disko Kralı adlı programında oyunlarını sergileyecekler. Kolbastı şovu kesinlikle kaçırmayın, Okan emicemin yorumlarını büyük bir keyifle izliyeceğim :) Hoptek hoptekkkkk çıstakk çıstakkk …

sözenler kolbastı ekibi :)

Dünyanın en garip sektörü !

Bana göre dünyadaki en berbat sektör teknoloji, özellikle benimde içinde bulunduğum bilgisayar teknolojileri sektörü. Ne hikmetse son zamanlarda ciddi anlamda popüler olan “bilgisayar donanım & teknik servis hizmeti” veren, firmalara demiyorum dükanlara her gün bir yenisi ekleniyor. Askere gitmeden 1 ay internet kafede takılıp format atmayı, oyun yüklemeyi öğrenen yada öğrendiğini sanan hemen hemen herkes asker dönüşü mutlaka bir dükan açıyor. Tabi sektörün sıkıntısı sadece bu değil, bahsettiğim zincirin bana göre en dip noktası. Burdan dallanarak gördüğüm sıkıntıları yazmaya çalışacağım;

  1. Ticaret gerçek anlamda zor bir yapı ! Yani aldım ve sattımdan ibaret değil. 20-25 yaş kesiminin çoğunluğunu oluşturan, bilgisayarcı ibaresi altında bişiyler yapmaya çalışan insanların kolay kolay yapacağı bir şey değil yani ! Yapanlara saygı duyarım, sözüm genele. Sattıklarını, karı kızla yiyen, borç harç araba almaya çalışan ve bu amaçlar uğruna piyasanın piyasa olmaktan çıkmasını sağlayan bir zihniyet beraberinde çöplük bir piyasa bırakıyor, kurunun yanında yaşıda yakıyorlar.
  2. Donanım sektörünün merkezi İstanbul ve orda bulunan 3-5 tane firma. Eskiden günümüze kadar gelen Toptan-Ara Toptan-Bayi-Son Kullanıcı hiyerarşisini son zamanlarda bitirmek üzereler. Kendilerine göre haklılar fakat hiç bir hamleleri etik değil. Aklıma geldikçe bolca küfür yedikleri bir sistemleri var. Şu anda aradan ara toptanı çıkarıp direk bayilere ulaşmayı hedefliyorlar. Bir sonraki hedef ise direk son kullanıcı bir sonrakini ilerleyen zamanlarda yazarım. Mevcut sözde sistemdeki bence sistem değil ara toptancılık yapanlar finansörlükten bir adım ileride değiller. 1. Madde de bahsettiğim çoluk çocukla sabahtan akşama kadar uraşıp ellerine emeklerinin %5′i ya geçmekte yada geçememektedir.
  3. Alması dert satması apayrı bir dert olan bilgisayar ve donanımları sürekli gelişen elektronik ticaret (b2c) siteleri karşısında çok zor durumlar yaşıyorlar. Zaten gelecek 3-5 yıl içerisinde tüm alışverişin internetten yapılacağı gerçeğine inansamda bu insanların varlığının hep olacağı gerçeğine inanmak istemiyorum. X yerde 10lira sende 13lira, güzelim git ozaman ordan al işine geliyorsa ! Çoğu zaman oltaya gelip tamam lan al bende de 10 lira diyenlerde yok değil, ama ürünü aldığı fiyatta belkide 10lira olduğu için batmaya yüz tutuyorlar, günün sonunda ben ne yaptım yav diyorlar ama olan oluyor.
  4. Alması dert, satması dert, sattıktan sonrası ise apayrı bir dert. Sattığınız donanım bozulursa ayvayı yersiniz. Evet evet çok garip bir durum farkındayım fakat bu böyle yani sattığınız ürün son kullanıcı veya bayi olsun önemli değil bozulduğu anda ayvayı yemiş bulunursunuz, çünkü bilgisayarlar ve donanımları bozulamazlar. Gidip buzdolabı aldığında, ilk hafta bu dolap bozulduğunda insan gibi servisini arayan insanlarımız bu durumu nedense bilgisayar konusunda haleda benimseyememişler. 2 yıl sonra bile arıza veren donanım nasıl bozulur bunu alın yenisini verin diyecek kadar cahil ve sözden anlamayacak kadarda akılsızız.
  5. Sektörün büyük bir kısmı aşırı derecede yalancı, karaktersiz ve bilgisiz insanlar topluluğu. Durum böyle olunca dedikodu veya benzeri durumlar çoğu zaman firmaların kapanmasına kadar ilerliyor. Saygın bildiğiniz insanlar, sizi sırtınızdan bıçaklıyor hemde yüzünüze gülerek !
  6. Pazarlık ticarette sünnettir derler, ama bu sektörde bunun b*ku çıkmıştır. Ürün alırken pazarlık, parasını öderken pazarlık, kura pazarlık, kredi kartı oranına pazarlık, pazarlık oğlu pazarlık yani. Allah’ ım finans ile uğraşan abi ve ablalarıma peygamber sabrı versin diyorum.
  7. Biri kural mı dedi ? Bir sürü kuralı olupta hiç birine uyulmayan tek sektörde bilgisayarcılıktır herhalde. Tanımlanan vadelere uyulmaz, garanti koşullarına uyulmaz, servis saatlerine uyulmaz, kargoya uyulmaz yahu prosedürlerin hiç birine uyulmaz. Herkesin kendi kuralı vardır ve bu kurallarıda her ürün alımında, ödeme yapımında değişkenlik gösterir.
  8. Devlet gözünde hiç bir değeriniz yoktur, ben bilgisayarcı açacağım demeniz vergi levhası ve diğer şeyler için yeterlidir. Ama ben bakkal açacağım bile dediğinizde yapmanız gereken, elinizde olması gereken belgeler istenir.

Yukarıda yazdıklarıma bir okadar daha ekler ve ikiyle çarparım ama inanın yazdıkça aklıma geliyor ve çılgına dönüyorum. Teknolojinin böyle bir devirde bu şekilde pazarlanıp satılması son derece yanlış, son derece saçma. Kimsenin de dur demeye niyeti yok. Çok ilginçtir TV de teknoloji üzerine bir program ve bir teknoloji ürünün reklamını görmek neredeyse imkansız. Niye böyle bilmiyorum. Yahu benmi kurtaracam bu dünyayı diyerek bu konuyu sonlandırıyorum :) Sakın askerden gelip dükan açmayın, bu işte vallahide billahide para yok, piskoloji bozma, saç beyazlatma var.